Verona, Floransa ve Venedik gibi diğer İtalyan şehirleri kadar popüler olmayabilir, ama gerçek bir italyan şehri olduğunu söyleyebilirim. Verona’nın, diğer İtalyan destinasyonları arasında haksız bir şekilde göz ardı edildiğini düşünüyorum, ki ben de bu şehri keşke daha önce görseydim diye düşündüm.

Verona’yı çok seveceğinize eminim. Buranın Meydanlarını Roma’ya, sokaklarını Venedik’e benzetebiliriz. Tabi Venedik gibi su kanalları ve devasa turist kalabalıkları yok. Burası kesinlikle tekrar gelmek isteyeceğiniz bir şehir.

Hadi gelin sizinle birlikte küçük bir İtalyan şehri olan Verona yı keşfedelim.

Centro Storico, Verona’nın tarihi merkezinin adı. Şehrin birçok ana cazibesini burada bulacaksınız. Verona; geniş meydanları, Juliette’in evi ve çeşitli kiliseleri yürüyerek gezebileceğiniz küçük ama görülmeye değer bir şehir. Şehrin bu kısmı, dolaşmak ve tonlarca fotoğraf çekmek için oldukça ideal.

Size Verona rehberine başlarken verebileceğim en iyi tavsiye; ara sokaklarda dolaşın, açık hava kafelerinde öğle yemeği yiyin ve Verona’yı keşfetmekten keyif alın. Eğer İtalya’yı ziyaret etme planlarınız varsa ve Verona’yı gezi planınıza dahil edip etmemeniz konusunda emin değilseniz, okumaya devam edin. Bu rehberde yapılacak şeylerle ilgili bir sürü fikir var.

İlk olarak Verona seyahatimize şehrin giriş kapısından ve buranın hikayesinden başlıyoruz. Verona tren istasyondan çıktığımızda sola dönüyoruz. Karşımıza Porta Nuova caddesi çıkacak bu istikamette dümdüz yürüdüğümüzde bir süre sonra Bra kapılarına ulaşıyoruz. Bu konuma ulaşmak için navigasyondan yardım alabilirsiniz. Ya da istasyonun önünden kalkan otobüsleri kullanabilirsiniz.

1. Bra Kapıları

Bra Kapıları, antik Verona şehrine giriş için ana noktalardan biridir ve tepesinde muhteşem bir saat bulunan iki yuvarlak kemerden oluşur. Bu kemerlerin, şehri Arena’ya bağlamak amacıyla yapıldığı düşünülüyor. Bra Kapıları’nın yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, 1257 yılına ait bir freskte ilk kez bu bölgede bir Braida kapısından bahsedilir. Zamanında, bu iki kemerin ortasında bir çan bulunuyormuş. 1584 yılında çan sökülmüş ve yerine bir saat yerleştirilmesi önerisi getirilmiş. Ancak, bazı vatandaşlar bu öneriye karşı çıkmış ve yaklaşık 200 yıl boyunca kemerlerin ortası boş kalmış.

1812 yılında, Gardello Kulesi’nden satılmak ya da atılmak üzere çıkarılan 14. yüzyıla ait bir çanın tekrar kemerlere takılması istenmiş. çeşitli projeler geliştirilmiş, ancak saat önerisi tekrar gündeme gelmiş. 1871 yılında, Kont Antonio Nogarola, kemerin her iki tarafından da görülebilecek bir saat bağışlamış ve nihayet kemerler bir saate kavuşmuş. Saatin açılışı 2 Haziran 1872’de yapılmış. Çan ise 1881 yılında şehir müzesine nakledilmiş.

Bra Kapıları, sadece tarihsel önemiyle değil, aynı zamanda mimari güzelliği ile de dikkat çekiyor. Şehre gelen ziyaretçilerin ilk karşılaştıkları bu yapı, Verona’nın zengin tarihine bir giriş kapısıdır. Kemerlerin tasarımı ve üzerindeki saat, şehrin tarihi dokusunu ve estetik anlayışını yansıtıyor. Zamanında çanın yerleştirilmesi ve sonrasında saatin eklenmesi süreci, Verona halkının kültürel ve sosyal dinamiklerini de gözler önüne seriyor.

Bu yapıyı, sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan bir anıt olarak düşünebiliriz. Şehrin tarihi boyunca pek çok değişiklik geçirmiş olan Bra Kapıları, bugün hala ayakta durarak Verona’nın tarihine hala tanıklık ediyor.

Photo by u00c1du00e1m Pu00e1lvu00f6lgyi on Pexels.com

Şehre giriş yaparken, bu tarihi yapının hikayesini bilmek, sizlere Verona’nın geçmişine dair derin bir bakış açısı kazandıracak. Bra Kapıları’nın geçmişteki işlevi ve bugünkü önemi, şehrin kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu kapılar, antik zamanlardan günümüze kadar gelen bir hikayenin canlı bir parçası ve Verona’nın tarihini anlamak isteyenler için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

Bu hikayeyi öğrendikten sonra, Bra Kapıları’ndan geçerek şehre adım atıyoruz ve Verona’nın tarihine ve güzelliğine giriş yapıyoruz.

2. Piazza Bra (Bra Meydanı)

Bra kapılarından İçeri girip kafelerin sıralandığı kaldırımı takip ediyoruz. Bu kaldırım Liston olarak anılıyor. Liston eski Venedikçe dilinde meydanı veya meydanın bir bölümünü kaplamak için kullanılan kaldırım taşı anlamına geliyor.

Verona’da liston, Bra Meydanını çevreleyen ve Arena’nın etrafında kıvrılan geniş kaldırımın adı. Yürüyüş yolu da diyebiliriz. 1770 yılında Verona burjuvazisi için bir yürüyüş ve buluşma yeri oluşturmak amacıyla düşünülen, ünlü alışveriş caddesi Via Mazzini’yi de içine alan Liston’un günümüzde hem turistlerin hem de yerel halkın popüler bir mekanı olduğunu görebilirsiniz.

Liston artık meydanı çevreleyen birçok kafe tarafından açık havada oturmak için kullanılıyor. Gezi rehberimize tam anlamıyla başlamadan önce Liston’daki kafelerden güzel soğuk bir içecek ya da Grom dan ünlü İtalyan gelatosu alarak yürüyüşünüze devam edebilirsiniz.

İşte karşınızda Verona’nın en büyük meydanı olan Bra Meydanı. Bu meydan, Verona’yı keşfetmek isteyen birçok insanın turuna başladığı yerdir çünkü tarihi merkezin kenarında yer alır ve ziyaretçilere şehrin kalbine kolay erişim sağlar. Meydanın tam ortasında, yaz aylarında konserlere ve ünlü lirik festivaline ev sahipliği yapan dünyanın en büyük üçüncü Roma amfitiyatrosu olan Arena’yı görebilirsiniz. Arena, 1183’te meydana gelen yıkıcı bir depremin anıtın dış duvarını yok etmesine rağmen hala tarihini ve ihtişamını koruduğunu söyleyebilrim.

Bu olağanüstü eserin yanı sıra, meydanda Gran Guardia Sarayı ve Verona Belediye Binası da bulunuyor. Gran Guardia Sarayı, etkileyici mimarisi ve tarihi dokusuyla dikkat çekerken, Verona Belediye Binası şehrin yönetim merkezi olarak önemli bir rol oynuyor.

3. Verona Di Arena ( Verona Arenası)

Bra Meydanı’nın tam ortasında, Verona Arenası bütün tarihsel ihtişamıyla bizleri karşılıyor. Burası, en iyi korunmuş Roma amfitiyatrolarından biridir ve hala aktif olarak kullanıldığını söylemek isterim. Arena’nın içini ziyaret etmek için bilet satın alabilir veya zamanlamanız uygunsa burada gerçekleşen performanslardan birini izleyebilirsiniz. Arena, tarih boyunca birçok etkinliğe ev sahipliği yapmış ve günümüzde de opera, konser ve çeşitli gösterilere ev sahipliği yapmaya devam eden tarihi bir opera.

Eski Roma Tiyatrosu’nun kalıntılarını keşfetmek için bilet satın almadıysanız ve burada bulunan arkeoloji müzesine derinlemesine bir ziyaret gerçekleştiremiyorsanız, tiyatronun hemen yanındaki küçük meydandan ilerleyip merdivenlerden çıkarak sağdaki ilk balkona ulaşabilirsiniz. Bu balkondan, antik tiyatronun bir kısmını görebilir ve aynı zamanda içeriye bakarak bu anıtsal alan hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Bu bakış açısı, sizlere tiyatronun büyüklüğünü ve mimari zarafetini gözlemleyebilmeniz için mükemmel bir fırsat sunuyor.

San Pietro Tepesi’nin eteklerinde bulunan Arena, depremler yüzünden yıllarca tepenin altında gömülü kalmış ve 1800’lerin ikinci yarısında Andrea Monga tarafından kazılarak restore edilmiş. Tiyatronun tarihi, M.Ö. 1. yüzyıla kadar uzanıyor. Bugün görebileceğiniz tiyatro ve ek binalar, aslen çok daha büyük ve görkemliymiş. Yüzyıllar boyunca doğal afetlere maruz kaldığından ciddi şekilde zarar görmüş olsa da hala bakımlı ve ziyaret edilebilir durumdadır. Arenanın içini ziyaret etmek istiyorsanız, Pazartesi günleri kapalı olduğunu unutmayın.

Ziyaret ücreti: 12 euro (Verona Kartı ile ücretsiz)
Biletler ve opera festivali: Arena Opera Festivali

Liston boyunca yürüdünüz ve Arenayı karşınıza aldığınızda, hemen sol tarafta ilk görüşte fark edeceğiniz cadde olan Via Mazzini’yi görebilirsiniz. Şimdi dördüncü durağımız olan Via Guiseppe Mazzini’ye giriş yapalım.

4. Via Giuseppe Mazzini

Burası, Verona’nın en ünlü ve popüler alışveriş caddelerinden biri. Via Mazzini, adını 1800’lerin sonlarında Verona’nın modernleşmesinde önemli bir rol oynayan belediye başkanı Luigi Mazzini’den almış. Bu cadde, iki önemli meydan olan Bra Meydanı ve Erbe Meydanı’nı birbirine bağlıyor. Bu iki büyük meydanı birleştirdiği için de her zaman canlı ve kalabalık. Hem yerli halkın zaman geçirdiği hem turistlerin keşfetmekten keyif aldığı bu uzun cadde Verona’da popüler bir destinasyon.

Via Guiseppe Mazzini Caddesi sadece alışveriş yapmak isteyenler için değil, aynı zamanda Verona’nın tarihini ve kültürünü keşfetmek isteyenler için de harika bir başlangıç noktasıdır. Cadde boyunca yürürken, birçok tarihi yapı ve turistik mekana rastlayabilirsiniz. Burada, dünyanın önde gelen markalarının mağazalarından alışveriş yapabilir, yerel butikleri keşfedebilir ve sokak sanatçılarının keyifli performanslarını izleyebilirsiniz. Via Mazzini, Verona’nın zengin tarihi dokusuyla modern yaşamın bir araya geldiği görülmesi gereken yerlerden biridir.

Cadde boyunca yürürken, Verona’nın canlı ve dinamik atmosferini hissedeceksiniz. Tarihi binaların ve modern mağazaların bir arada bulunduğu bu cadde, şehrin kalbinde yer alıyor. Via Mazzini caddesinin sonuna geldiğinizde sağ tarafta önünde kalabalık olan bir kapı göreceksiniz. Bu kapı Sheakspeare’ ünlü karakteri Juliet’in, yaşadığı ev Casa Di Juliette.

5. Casa Di Giulietta (Juliet’in Evi)

İşte meşhur Juliet’in evi. Buranın ilginç bir hikayesi var. Hazırsanız anlatayım. Bir zamanlar, güzel bir İtalyan şehri olan Verona’da, iki genç aşık yaşarmış. Romeo Montague ve Juliet Capulet. Ancak, Montague ailesi ile Capulet ailesi arasında yıllardır devam eden bir düşmanlık varmış. Bu düşmanlık, Romeo ve Juliet’in aşklarını zorlaştıran büyük bir engelmiş.

Romeo, bir gün Verona sokaklarında dalgın dalgın dolaşırken, tesadüfen Capulet ailesinin bir partisine davet edilmiş. Bu partide, Juliet’i görmüş ve ona ilk görüşte aşık olmuş. Juliet de Romeo’ya karşı boş değilmiş. Ancak, ailelerinin düşmanlığı yüzünden aşklarını gizli tutmak zorunda kalmışlar.

İkilinin aşkı, gizlice evlenmeleriyle daha da derinleşmiş. Ancak, kaderin oyunuyla Romeo, Capulet ailesine mensup Tybalt ile bir kavgada onu öldürmek zorunda kalmış. Bu olay, Romeo’nun sürgüne gitmesine neden olmuş.

Romeo’nun sürgüne gitmesinin ardından, Capulet ailesi Juliet’i zorla evlendirmeye karar vermiş. Bunun üzerine, Juliet, çaresizce bir plan yapmış. Bu plana göre bir içecekle kendini öldü gibi yapacak ve Romeo geri döndüğünde onunla kaçacaklarmış. Ancak, plan beklediği gibi gitmemiş. Romeo, Juliet’in öldüğünü sanarak intihar etmiş. Juliet, Romeo’yu ölü bulduğunda, o da aynı şekilde intihar etmiş.

Romeo ve Juliet’in hikayesi, Shakespeare’in ünlü eseriyle tüm dünyada bilinir hale gelmiş. Verona, bu hikayenin geçtiği yer olarak tarihe geçmiş ve aşkın gücünü ve düşmanlığın yıkıcı etkilerini anlatan bir sembol haline gelmiş.

Verona’ya geldiğinizde Juliette’nin evini ziyaret edebilir, Juliet heykelini ve ünlü balkonunu görebilirsiniz. Evin bahçesine girdiğinizde heykelin sağ göğsünü tutarak fotoğraf çektiren insanları göreceksiniz. Bunun şans getirdiğine dair efsanevi rivayetler bulunuyor. İhtiyacımız yok ama biz de gerekeni yaptık.

Giriş: Bahçeye giriş ücretsiz, müzeye giriş (balkon dahil) 6 euro (Verona Kartı ile ücretsiz)
Açılış saatleri ve daha fazla bilgi için: Casa di Giulietta (sadece İtalyanca mevcuttur)
Bilet: Önceden buradan rezervasyon yaptırabilirsiniz .

Juliet’in evinden çıkıp sağa doğru yürüdüğünüzde Erbe Meydanı’na ulaşacaksınız.

6. Piazza Delle Erbe (Erbe Meydanı)

Erbe meydanı gerçekten İtalya’nın en güzel meydanlarından biri! Bu meydan Roma döneminde Verona’nın forumu olarak kullanılıyormuş. Orta çağ’ da politik gücün merkezi olmuş ve Orta çağ’ dan sonra sanat ve ticaretin merkezi haline gelmiş. Venediklilerin ve daha sonra Avusturyalıların hakimiyet dönemlerinde, sivil ve ceza mahkemelerine ev sahipliği yapmış. Şimdi ise pazar ve buluşma yeri olarak hizmet vermeye devam ediyor.

Bu meydanın en ünlü yapılarından biri olan ve meydanın ortasında bulunan Madonna Verona Çeşmesi’ni göreceksiniz. Verona’nın simgesi olarak bir kadını temsil eden bu havuz ve heykel, Roma dönemine ait bir eser.

Sağ tarafta, Resimli şehir kalesi olarak bilinen Mazzanti Evlerini görebilirsiniz. Bu evlerin tarihi 1500’lere dayanıyor ve dışarıdan görünen fresklerin Alberto Cavalli’nin bir öğrencisi tarafından yapılmış olması sebebiyle büyük ilgi görüyor.

Meydanın hemen yanında gördüğünüz kule Lamberti kulesi, gezimizim ünlü duraklarından bir diğeridir.

7. Torre dei Lamberti (Lamberti Kulesi)

Erbe Meydanın’da Mazzanti Evlerinin hemen arkasında yer alan Lamberti Kulesi, 84 metre yüksekliğiyle şehrin en yüksek yapısıdır. Kule, 1172 yılında, hakkında pek fazla bilgi olmayan gizemli Lamberti ailesi tarafından yaptırılmış. 800 yıllık tarihinde çeşitli değişiklikler ve tadilatlar geçiren Lamberti kulesi, bugün gördüğümüz son halini almış. Kule, Verona’nın tarihini ve kültürünü yansıtan önemli bir yapı olarak biliniyor.

Lamberti Kulesi, Roma döneminden kalma bir bazilikanın kalıntıları üzerine inşa edilmiş. Orta çağ boyunca farklı işlevlere hizmet etmiş, şehrin savunma ve gözlem noktası olarak kullanılmış. Kule, aynı zamanda belediye binasının bir parçası olup, şehirdeki önemli olayların duyurulduğu bir yer olmuş. Kulenin üstünde gördüğünüz büyük çan, şehirdeki yangınlar, savaşlar ve diğer önemli olaylar sırasında çalınarak halkı bilgilendirmek için kullanılırmış.

Photo by Josu00e9 Barbosa on Pexels.com

Kulenin zirvesine çıkmak için 368 basamağı olan merdivenleri kullanabilir veya girişteki asansörü tercih edebilirsiniz. Tepede, Verona’nın en güzel manzaralarından birini göreceksiniz. Şehrin tarihi dokusunu ve muhteşem panoramik manzarasını görmek isterseniz kuleye mutlaka çıkmanızı öneririm. Buradan, Verona’nın tarihi merkezini, Adige Nehri’ni ve çevresindeki tepeleri görebilirsiniz. Bu manzara, özellikle gün batımında muhteşem olduğundan ziyaretinizi gün batımına yakın planlamayı unutmayın.

Photo by Aleksander Dumau0142a on Pexels.com

Kulenin tepesinde bulunan saat, 1779 yılında eklenmiş ve hala çalışır durumdadır. Lamberti Kulesi, Verona’nın zengin tarihi ve kültürel mirasını yansıtan önemli bir simgedir ve şehri ziyaret ettiğinizde mutlaka görülmesi gereken yapılardan biridir.

Fiyat: 6 euro (Verona Kartı ile ücretsiz)
Açılış saatleri ve daha fazla bilgi: Torre dei Lamberti (resmi web sitesi)

Kulenin çevresinde, tarihi binalar, dükkanlar ve restoranlar bulunur. Bu alan, turun tam ortasında biraz soluklanmak hatta öğle yemeği yemek için ideal bir noktadır. Kuleden indikten sonra Signori Meydanı’ndayız.

8. Piazza Dei Signori (Signori Meydanı)

Signori Meydanı, Dante Meydanı olarak da bilinir ve İlahi Komedya’nın yazarı Dante’nin Verona’daki sürgün yıllarını geçirdiği yerdir. Meydanın ortasında, kızgın bakışlarıyla dikkat çeken Dante heykelini görebilirsiniz. Bu heykel şairin Verona’daki sürgün yıllarını ve şehre olan katkılarını anmak için 1865 yılında dikilmiş. Heykelin kızgın bakışlarının, şairin sürgün yıllarındaki ruh halini yansıttığı söyleniyor. Bu heykel, meydanın tarihine ve kültürel önemine atıfta bulunarak turistik cazibe merkezi halindedir.

Signori Meydanı, diğer meydanlara göre daha az kalabalıktır. Bu da onu daha sakin ve huzurlu bir yer haline getirir. Ancak etrafını çevreleyen binalar ve tarihi yapılarla görsel olarak oldukça dikkat çekicidir. Orta çağ döneminde bölgenin en önemli meydanı olarak kabul edilen bu alanın, bugün de tarihi ve mimari zenginliğiyle öne çıktığını görebilirsiniz.

Ayrıca meydanın etrafında birçok önemli yapı bulunuyor. İlk olarak, Palazzo della Ragione (Adalet Sarayı) dikkat çekiyor. Bu yapı, Verona’nın adalet merkezi olarak hizmet vermiş ve 12. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip. Sarayın avlusunda, Scala della Ragione olarak bilinen meşhur merdivenleri görebilirsiniz.

Meydanın bir diğer önemli yapısı ise Loggia del Consiglio’dur. Bu yapı, 15. yüzyılda inşa edilmiş. Verona’nın hükümetinin ve konseyin toplantıları burada yapılırmış. Rönesans mimarisinin güzel bir örneği olan bu bina, süslü sütunları ve heykelleriyle dikkat çekiyor.

Dante heykelinin hemen karşısında Palazzo del Capitano’yu ziyaret edebilirsiniz. Verona’nın askeri komutanlarının ikametgahı olarak kullanılmış bir yerdir. Binanın tarihi, 13. yüzyıla kadar uzanır ve Gotik mimarinin etkileyici bir örneğidir. Bu yapı, meydanın tarihi ve askeri önemini vurgulayan önemli yapılardandır.

Bu askeri yapının hemen yanında ise Verona’nın en eski kiliselerinden biri olan Santa Maria Antica bulunuyor. Bu kilise, Scaliger ailesinin özel şapeli olarak kullanılmış ve aile mezarları burada bulunuyor. Scala ailesinin anıt mezarlarını kilisenin hemen yanında görebilirsiniz.

Signori Meydanı gördüğünüz gibi tarihi binalarının yanı sıra, etkileyici heykelleri ve anıtlarıyla da ünlü bir meydan. Verona’nın tarihi zenginliklerini ve kültürel mirasını yakından görmek isterseniz bu meydanda biraz zaman geçirmeniz yeterlidir. Signori Meydanında yeterince dinlendikten sonra bir sonraki durağımız olan Santa Anastasia Bazilikasına doğru birkaç sokak yürümeye başlayacağız.

9. Basilica di Santa Anastasia (St. Anastasia Bazilikası)

Photo by u00c1du00e1m Pu00e1lvu00f6lgyi on Pexels.com

İşte geldik. Şimdi, karşımızda Verona’nın en büyük kilisesi olan St. Anastasia Bazilikası duruyor. Bu muhteşem yapı, 13. yüzyılda Dominiken Tarikatı tarafından inşa edilmiş ve Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor. Kilise, Verona’nın azizi olan Dominiken keşişi St. Zeno ve Aziz Peter Martyr’e adanmış.

Santa Anastasia, ihtişamlı gotik yapısı, görkemli kubbesi ve yüksek çan kulesiyle oldukça etkileyici bir görsel sunuyor. Kırmızı tuğlalardan yapılmış bazilikanın üst cephesi hala tamamlanmamış olmasına rağmen görkemini fark edeceksiniz. Bu eksiklik bile yapının görkemini azaltmamış, aksine ona özgün bir hava katmıştır.

Bazilikanın içini ziyaret ettiğinizde, sizi büyüleyecek birçok sanat eseri ve dini motifle karşılaşacaksınız. Girişte, mermerden yapılmış iki büyük kutsal su kabı sizi karşılıyor. Bu kapların üzerine oturan grotesk figürler, halk arasında “Gobbi” olarak biliniyor ve bu durum kilisenin ana karakteristik özelliklerinden biri.

St. Anastasia’ nın içindeki en ünlü sanat eseri, şüphesiz, Pisanello’nun “Prens George’un Prensesi Kurtarması” adlı freskidir. Bu fresk, gotik resim sanatının bir başyapıtı olarak kabul edilir ve kilisenin zengin sanatsal mirasının önemli bir parçasıdır. Fresk, Prens George’un ejderhayı yenerek prensesi kurtarmasını tasvir ediyor ve ince detayları kesinlikle görülmeye değer.

Photo by Julia Volk on Pexels.com

Bazilikanın içinde ayrıca birçok etkileyici şapel bulunuyor. Bunlardan biri, Pellegrini Şapeli. Bu şapel, Giovanni Pietro’nın 15. yüzyılda yaptığı fresklerle süslenmiş. Şapeldeki freskler, dini sahneleri ve figürleri canlı renklerle, detaylı bir şekilde betimliyor.

Santa Anastasia’nın zemin mozaiklerine göz gezdirmenizi tavsiye ederim. Zemin boyunca uzanan mozaiklerin, karmaşık desenlerini ve dini sembollerle süslendiğini görebilirsiniz. Bu mozaikler, kilisenin tarihi ve sanatsal zenginliğini yansıtıyor. Aynı zamanda kilisenin yüksek tavanı ve geniş iç mekanıyla öne çıkan gotik mimarinin zarif detaylarını görebilirsiniz. Vitray pencerelerden süzülen renkli ışıklar ibadet edenler ve ziyaretçiler için ruhani bir deneyim sunuyor.

Photo by James Finch on Pexels.com

Bazilikanın dış cephesinde, çeşitli heykeller ve oymalar görebilirsiniz. Bu heykeller, dini figürleri ve sahneleri betimliyor ve kilisenin dış güzelliğini tamamlıyor. Çan kulesi ise, kilisenin ihtişamını artıran bir diğer önemli yapı. Yüksekliği ile şehir manzarasına hakim olan kuleden muhteşem bir Verona manzarası izleyebilirsiniz.

Son olarak, Santa Anastasia Bazilikası’nın yanında bulunan küçük meydan, kilisenin güzelliklerini keşfettikten sonra dinlenebileceğiniz harika bir yer. Bu meydanda, kilisenin etkileyici mimarisini dışarıdan da izleyebilirsiniz. Bazilika’nın ana kapısından çıktıktan sonra meydanın bitirip sağa doğru yönelin. Küçük dükkanların yanından geçerek Adige Nehri’nin üzerinde yer alan tarihi Ponte Pietra Köprüsüne ulaşacaksınız. Harika bir panaromik manzaranın sizi beklediğini söyleyebilirim. 

10. Ponte Pietra (Pietra Köprüsü)

Verona’nın tarihi atmosferini soluyarak Ponte Pietra’ya adım attığınızda, antik bir zaman yolculuğuna çıkmış gibi hissedebilirsiniz. Adeta şehrin kalbi olan bu taş köprü, tarihin derinliklerine uzanan bir geçmişi simgeliyor. Pietra Köprüsü, şehrin eski bölgesi Teatro Romano’yu Castel San Pietro’ya bağlıyor. Bu bağlantıyı Verona’nın geçmişle bugün arasındaki bir bağ olarak görebilirsiniz.

Eski adı Lapideus olan Pietra Köprüsü, şehrin kuruluşundan bu yana ayakta kalan en eski yapılardan biri. İki kıyıyı birbirine bağlayan bu köprü, zaman içinde birçok olaya tanıklık ederek büyük hasarlar görmüş ve her defasında yeniden ayağa kalkmayı başarmış. 2. Dünya Savaşı sırasında büyük kısmı yıkılmış olsa da, daha sonra özgün yapısına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş.

Ponte Pietra’nın üzerinden yürüdüğünüzde, hemen karşınıza San Pietro Kalesi’nin muhteşem manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Eğer zamanınız varsa, köprüyü geçip şehrin ilk yerleşim yerlerinden biri olan San Pietro Tepesi’ne çıkabilirsiniz. Merdivenleri veya finüküler (teleferik) ile çıkabileceğiniz bu tepe, Verona’nın panoramik manzarasını görebileceğiniz en iyi yerlerden biri.

Verona’nın bu tarihi köprüsü, sadece bir yapı değil, aynı zamanda şehrin ruhunu ve karakterini yansıtan bir simge olarak görülüyor. Pietra Köprüsü, antik Roma döneminden günümüze uzanan tarihi ve estetik öneme sahip, sadece mimari bir yapı olarak değil, aynı zamanda şehrin sosyal ve kültürel yaşamında da önemli bir role sahip olduğunu gösteriyor.

Kaleye çıktıysanız gezimizin devamı için Pietra köprüsünden eski şehre geri dönmeniz gerekiyor. Burdan Verona’nın en önemli dini ve tarihi yapılarından biri olan Verona Katedrali’ne doğru devam edeceğiz.

11. Duomo di Verona (Verona Katedrali)

Verona Katedrali, şehrin merkezinde bulunan ve Gotik ve Romanesk tarzlarda inşa edilmiş etkileyici bir yapıdır. MS 4. yüzyılda başlayan kilise yapımı, zamanla genişletilerek bugünkü görkemli halini almıştır. Katedralin dikkat çeken özelliklerinden biri, yuvarlak ve zarif bir şekilde inşa edilmiş olan çan kulesidir. Bu kule, katedralin siluetine karakteristik bir görünüm kazandırıyor ve yine şehrin ortasından kuşbakışı güzel bir manzara sunuyor.

Katedralin ana girişinde büyük ve etkileyici bir kubbe ile karşılaşacaksınız. İçeri doğru girdiğinizde katedralin iç mekanının oldukça zengin bir şekilde dekore edildiğini görebilirsiniz. Duvarlar fresklerle ve mozaiklerle kaplanmış, tavan ise dikkat çeken bir işçilikle süslenmiş. Katedralin içinde dolaşırken, dini motifler ve sanat eserleriyle süslenmiş şapel ve sunaklar göreceksiniz.

Katedralin bir diğer önemli bölümü, muhteşem bir koleksiyona ev sahipliği yapan kütüphanesi. Verona Katedrali’nin kütüphanesi, sadece kitaplarla dolu bir mekan değil, aynı zamanda tarih ve sanatın derinliklerine uzanan bir yolculuğa çıkaracak özel bir yer. Kütüphane, geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor ve nadir eserlerle dolu.

Kütüphanenin en dikkat çekici özelliklerinden biri, Orta Çağ’dan kalma nadir el yazmalarıdır. Bu yazmalar, o dönemin kültür ve sanatının izlerini taşıyor. Ayrıca, kütüphanede antik eserler de bulunuyor. Bu eserler, antik Roma ve Yunan dönemlerinden kalan kıymetli parçaları içeriyor.

Bu kütüphane’nin tarih meraklıları için gerçek bir hazine niteliğinde olduğunu belirtmem gerekiyor. Kütüphaneyi ziyaret etmek isterseniz önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Çünkü sınırlı sayıda ziyaretçi kabul ediliyor.

Fiyat: 4 euro (Verona Kartı ile ücretsiz) veya alternatif olarak Verona’nın 4 ana kilisesi için kombine bilet (8 euro)

Bu noktadan sonra son durağımız olan Castelvecchio ya doğru yola çıkıyoruz. Bu durak diğer duraklara nazaran biraz daha dışarda kalıyor olabilir. En sona bırakmamın sebebi ise gün batımında ortaya çıkan renkleri ve yansımaları mutlaka görmenizi istiyorum. Dilerseniz eski şehrin sokaklarını dolaşarak Castelvecchio’ya ulaşabilirsiniz.

12. Castelvecchio

İşte Verona’nın tarihi ve kültürel mirasını yansıtan önemli yapılardan biri daha. Castelvecchio.  İtalyan Gotik mimarisinin güzel bir örneği olan bu eski kale ve köprü şehrin sembollerinden biri. 14. yüzyılda Verona prensi tarafından yaptırılan ve o dönemde stratejik bir konumda bulunan bu kale, bugün modern sanat müzesine ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda, Castelvecchio ünlü Venedikli mimar Carlo Scarpa tarafından gerçekleştirilen önemli bir restorasyonla da adından söz ettiriyor. Bu restorasyonla birlikte Castelvecchio mimarlık tutkunları için önemli bir durak haline gelmiş, çünkü Scarpa’nın dokunuşlarıyla yapı, eski ve yeni arasında dikkat çeken farklılıklar sergiliyor.

Castelvecchio’nun en etkileyici özelliklerinden biri de gün batımına yakın zamanlarda ziyaret edildiğinde ortaya çıkan rengidir. Kırmızı tuğlalarla örülmüş kale ve köprü, akşam saatlerinde muhteşem bir atmosfere bürünüyor ve fotoğrafçılar için eşsiz kareler sunuyor. Gün batımı sırasında, kale ve köprüyü aydınlatan ışık, yapıların mimarisini vurguluyor ve ortaya çıkan gölgeler, bir illüzyondaymışsınız gibi hissettiriyor.

Fiyat: 9 euro (Verona Kartı ile ücretsiz), iç avlu ücretsizdir.
Açılış saatleri ve daha fazla bilgi: Museo di Castelvecchio (sadece İtalyanca mevcuttur)

Verona’nın merkezinde ziyaret edilebilecek pek çok nokta olduğunu belirtmek isterim. Ancak, turu mümkün olduğunca hafifletmek ve yorucu olmaktan çıkarmak için bu noktaları öne çıkardım. Verona’nın sunduğu tarihi ve kültürel zenginlikleri keşfetmek için zaman ayırmanızı öneririm.

Verona gezinizin sonunda bu büyüleyici İtalyan şehrinde olmaktan memnun olduğunuzu umuyorum. Şehrin sunduğu tarihi ve görsel güzellikleri keşfetmek için harika bir deneyim oldu mu? Verona ile ilgili ipuçları ve tavsiyelerimi yazdığım VERONA SEYAHATİ – İPUÇLARI VE TAVSİYELER yazıma da göz atmayı unutmayın. Eğer bu seyahatin genelinde çektiğiniz en güzel fotoğrafları paylaşmak isterseniz, instagram hesabımı etiketlemeyi unutmayın. Eğer Verona rehberimi beğendiyseniz yorumlarınızı bekliyorum.

Haritadan tüm işaretli yerlerin konumunu bulabilirsiniz.


Şuna bir yanıt: “ROMEO VE JULİET’İN ŞEHRİ VERONA’ DA 1 GÜNLÜK GEZİ REHBERİ (HARİTADA İŞARETLİ 12 NOKTA)”

  1. VERONA SEYAHATİ – İPUÇLARI VE TAVSİYELER – Ana Sayfa Avatar

    […] Bu seyahat rehberinde size Verona’nın en güzel turistik yerlerinden, Verona’ya nasıl gidilir?, Verona’da ne yenir?, Nerede kalınır? gibi hap bilgilerden ve yapılacak şeylerden bahsedeceğim. Verona’da gezilecek yerlerle ilgili hazırladığım adım adım 1 günlük detaylı Verona turu yazımı mutlaka okumalısınız: ROMEO VE JULİET’İN ŞEHRİ VERONA’ DA 1 GÜNLÜK GEZİ REHBERİ (HARİTADA İŞARETLİ… […]

    Beğen

Yorum bırakın

ZUUDEM.COM a ABONE OLUn

Okumaya devam etmek ve yeni içeriklerden anında haberdar olmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin